LEXIST

02.04.2022 Tarihli Resmi Gazete’de Yayınlanan Anayasa Mahkemesi Kararı

Print Friendly, PDF & Email

02.04.2022 Tarihli Resmi Gazete’de Yayınlanan Anayasa Mahkemesi Kararı
Başvuru Numarası: 2018/33348
Karar Tarihi: 12/1/2022
R.G. Tarih – Sayısı: 2/4/2022 – 31797

Başvuru, bir kamu kurumu aleyhine başlatılan icra takibinde takibin kesinleşmesine rağmen kamu mallarının haczedilememesi sonucu alacağın ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu Şirketin icra edilebilir nitelikteki kesinleşmiş alacağının idare tarafından borcun varlığının da kabul edilmesine rağmen yedi yılı aşkın bir süreyi geçtiği hâlde ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

Olay özeti:

Başvurucu Şirket, farklı tarihlerde Selçuk Üniversitesine 1.186.862,56 TL tutarında medikal sıhhi araç ve gereç satmış ancak satış işlemlerine konu hak ediş alacaklarını tahsil edememiştir. Bunun üzerine Başvurucu Şirket, ilamsız icra takibi başlatmış olup Üniversitenin takibe itiraz etmemesi nedeniyle icra takibi kesinleşmiştir.
Kesinleşen icra takibiyle birlikte gönderilen ödeme emrine rağmen alacağın ödenmemesi üzerine Başvurucu Şirket tarafından Üniversitenin M.E. İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.nden olan alacaklarına yönelik olarak haciz talebinde bulunulmuştur. Bunun üzerine Üniversite, devlet mallarının haczedilemeyeceği iddiasıyla anılan borçlu firmadan olan alacaklarının haczine ilişkin icra işlemini şikâyet etmiştir.
Mahkeme, duruşma açmadan evrak üzerinde verdiği karar ile şikâyeti kabul etmiş ve şikâyete konu haciz işleminin iptaline karar vermiştir. Kararda 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 12. maddesiyle mezkûr Kanun uyarınca kurulmuş döner sermayelerin bütün mallarının devlet malı kapsamında olduğu, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesinin (1) numaralı bendine göre de devlet mallarının haczedilemeyeceği belirtilmiştir.
Alacağını tahsil edemeyen Başvurucu Şirket haciz işleminin iptali kararına karşı temyiz başvurusunda bulunmuş ancak temyiz başvurusu reddedilmiş ve hükmün onanmasına karar verilmiştir. Takibin kesinleşmesine karşın kamu mallarının haczinin mümkün olmaması nedeniyle haciz talebinin sonuçsuz kalması üzerine Başvurucu Şirket, 13/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
Başvurucu Şirket, yargı mercileri tarafından borçlu Üniversitenin üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının da devlet malı hüviyetinde değerlendirilmesinin, Üniversiteye süresiz ve kapsam itibarıyla hiçbir haciz işlemine imkân vermeyen oldukça geniş kapsamlı bir muafiyet uygulamasının haksızlık olduğunu belirterek kamu mallarının haczedilemezliği uygulamasıyla kamu kurumları ve özel hukuk tüzel kişilikleri arasında bir farklılık oluşturulmuş olmasının ayrımcı bir nitelik taşıdığını ve bir kamu kurumu niteliğindeki Üniversiteden olan alacağına kavuşamadığını belirterek eşitlik ilkesinin, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Bakanlığın görüş yazısında ise idarenin borcunu makul bir sürede ödememesinin başvurucunun mülkiyet hakkına bir müdahale teşkil edebileceği kabul edilmekle birlikte kamu mallarına haciz konulması durumunda idarenin yapması gereken iş ve hizmetlerin aksamasına neden olunacağı ifade edilmiş ve kamu mallarına haciz konulamamasına ilişkin kuralın kamusal yönünün göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin değerlendirmesi;

Başvurucu Şirketin temel şikâyetinin kendisi için ekonomik bir değer ifade eden takibe konu alacağın Üniversitece ödenmemesi olduğunu dikkate alarak Başvurucu Şirketin belirttiği ihlal iddiasının mülkiyet hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Bir alacağın mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilebilmesi için mahkeme hükmüne dayanması şart olmayıp belirli, kesin ve icra edilebilir mahiyette olması gerekli ve yeterlidir. Somut olayda da Başvurucu Şirket, farklı tarihlerde idareye medikal sıhhi araç ve gereç satmış; satış işlemlerine ilişkin olarak farklı tarihlere ait altmış yedi fatura düzenlemiştir. Başvurucu Şirketçe satış işlemlerine konu hak ediş alacaklarının tahsili için Üniversite nezdinde yapılan başvurular da sonuçsuz kalmış olmasına karşın alacağın varlığı reddedilmemiştir. Nitekim Başvurucu Şirket tarafından söz konusu faturalara dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatılmış olup borçlu Üniversite icra takibine süresinde itiraz etmediğinden takip kesinleşmiştir. Diğer yandan borçlu Üniversite, icra dosyasına bir miktar ödeme de yapmıştır.
Anayasa Mahkemesince icra edilebilir bir alacağın da mülkiyet hakkı kapsamında korunan ekonomik bir değer ifade ettiği kabul edilmekle birlikte kamu kurum ve kuruluşlarınca böyle bir alacağın ödenmemesi ya da ödenmesinin uzun sürmesinin mülkiyetten barışçıl yararlanma hakkına müdahale teşkil ettiği ve bu müdahale nedeniyle oluşan belirsizliğin ise mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğu sonucuna varılmıştır.
Somut olayda Başvurucu Şirketin icra edilebilir nitelikteki kesinleşmiş alacağının idare tarafından borcun varlığının da kabul edilmesine rağmen yedi yılı aşkın bir süreyi geçtiği hâlde ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

Kararın tamamı için: Anayasa Mahkemesinin 12/1/2022 Tarihli ve 2018/33348 Başvuru Numaralı Kararı

En Yeni Haberler