LEXIST

ABD Yüksek Mahkemesi’nin 1782.Bölüm’ün Ulusal ya da Uluslararası Yargı Yetkisine Sahip Olmayan Uluslararası Tahkim Davalarında Uygulanamayacağına İlişkin Hükmü

Print Friendly, PDF & Email

ABD Yüksek Mahkemesi, Birleşik Devletler Yasasının (United States Code) “Yargı ve Yargısal Prosedür” Adındaki 28. Başlığında Yer Alan Delil Teminine İlişkin 1782. Bölümün Ulusal ya da Uluslararası Yargılama Yetkisini Haiz Mahkemeler Dışındaki Uluslararası Tahkim Davalarında Uygulanamayacağına Karar Verdi
Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi, Birleşik Devletler mahkemelerinde paralel yasal süreç başlatmak suretiyle uluslararası tahkim süreçlerine delil temin edilmesine imkân veren şekilde yorumlanan 1782. Bölüm hakkında, ilgili hükümlerin uluslararası özel tahkimlerde uygulanamayacağına hükmederek, ABD keşif usulünün (discovery procedure) uluslararası tahkim taraflarınca faydalanılmasının önünü kapattı.

Birleşik Devletler Yasasının (United States Code) “Yargı ve Yargısal Prosedür” adındaki 28. Başlığında yer alan “Kanıt; Tanık İfadeleri” başlıklı 117. Kısımda bulunan 1782. Bölüm, “yabancı veya uluslararası mahkemelerin/heyetlerin” (foreign or international tribunal) Birleşik Devletler mahkemelerinden tanık beyanı alma veya belge elde etme konularında yardım almalarının önünü açmaktadır. Bu hükümlere göre yabancı veya uluslararası mahkemeler/heyetlerde davacı ya da davalı olan taraflar, kendi dava süreçleri devam ediyorken Birleşik Devletler’de bulunan görevli ve yetkili mahkemelerde yasal süreç başlatarak Birleşik Devletler’de bulunmakta olan tanıklar ve olası delillere ulaşma şansı elde ediyordu.

13 Haziran 2022 tarihli ZF Automotive US, INC v. Luxshare, Ltd. No. 21-401 kararıyla birlikte 1782. Bölümün yorumlanması meselesine yeni bir yaklaşım getiren Yüksek Mahkeme, 1782. Bölümde yer alan ve ABD stili keşif usullerinin (discovery procedure) yabancı ve uluslararası mahkemeler tarafından kullanılmasını düzenleyen hükmün yalnızca yabancı devlet mahkemelerinde veya uluslararası yargısal kurumlarda devam eden dava süreçlerinde uygulanabilir olduğunu ifade etmiştir. Yüksek Mahkeme bu sonuca lafzi yorum yoluyla ulaşmıştır: Hükümde yer alan “yabancı veya uluslararası mahkeme/heyet” (foreign or international tribunal) ifadesindeki “mahkeme/heyet” (tribunal) kelimesinin uluslararası tahkim mahkemeleri için yaygın şekilde kullanılmasına karşın, bu ifadenin uluslararası tahkim mahkemelerini değil, yabancı devlet mahkemelerini veya uluslararası anlaşmalar uyarınca kurulmuş olan mahkemeleri ifade ettiği belirtilmiştir. Bu doğrultuda “mahkeme/heyet” (tribunal) ifadesi, bu ifadenin uluslararası düzlemde yaygın olarak kullanıldığı gibi hakem heyetlerini (arbitral tribunals), yani Yüksek Mahkemenin deyimiyle “özel tahkimleri” (private arbitration) değil, Anglosakson hukuk sistemlerinde klasik olarak kullanıldığı gibi yabancı devletlerin yargı mercilerini veya uluslararası hukuk uyarınca kurulmuş olan uluslararası mahkemeleri karşılamaktadır.

Yüksek Mahkemenin bu kararı öncesi, uluslararası tahkim davalarında davacı ya da davalı konumunda olan taraflar, 1782. Bölümde yer alan “yabancı veya uluslararası mahkeme” ifadesinin geniş yorumlanması sayesinde, ABD mahkemeleri yardımıyla Birleşik Devletler’de mukim kişilerin tanık beyanına başvurmak ve bu kişilerden bilgi ve belge temin edebilme imkanı bulabiliyorlardı.

Ancak, ZF Automotive US, INC v. Luxshare, Ltd. kararında ABD Yüksek Mahkemesinin “tribunal” ifadesini dar yorumlaması ve bunun sadece devlet mahkemelerini ya da uluslararası anlaşmalarla kurulmuş olan mahkemeleri kapsadığı yönündeki yorumu doğrultusunda bundan sonra uluslararası tahkim davalarında 1782. Bölüm hükümlerine dayanılarak delil ve tanık beyanı elde etme imkanının, aksi yönde bir ABD Yüksek Mahkemesi kararı çıkana kadar, ortadan kalktığı anlaşılmaktadır.

Daha Fazla Bilgi İçin

En Yeni Haberler