LEXIST

Deprem Dayanıklılık Testi ve Riskli Yapılara Uygulanacak Yaptırımlar

Print Friendly, PDF & Email
    1. Genel Olarak

    Deprem dayanıklılık testi kapsamında taşınmazın taşıyıcı sistemine bağlı genel durumu ve zemin analizinin tespiti için binadan karot ve parça alınarak incelemeye tabi tutulmaktadır. Kolon içerisinde bulunan demirlerin çap ve adet ölçümleri yapılarak, bilgisayar yardımı ile yapının 3D modeli çizilip, binaya depremin etkileri yüklenerek dayanıklılık testi gerçekleştirilerek binanın depreme dayanıklılık raporu hazırlanmaktadır.

     

    Deprem dayanıklılık testi üç şekilde yapılabilir:

    • Maliklerden herhangi biri tarafından, Bakanlık onaylı firmalara, depremden korunma, deprem zararlarının azaltılması ve deprem mühendisliğinin gelişmesine katkıda bulunmak gibi konularda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına, yapı denetimi kuruluşları ve laboratuvar kuruluşları ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri veren ve 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlara kentsel dönüşüm kanunu kapsamında başvuru yapılmak suretiyle,

     

    Bu kapsamdaki başvurunun, binanın riskli çıkması durumunda tahliye ve yıktırma yaptırımları mevcuttur.

     

    • Özel firmalara bilgi amaçlı depreme dayanıklılık testi için başvuru yapmak suretiyle,

     

    Bu kapsamdaki başvurunun, binanın riskli çıkması durumunda herhangi bir yaptırımı olmayıp bilgi amaçlıdır.

     

    • Belediyeler tarafından hızlı tarama yöntemine başvuru yapmak suretiyle,

     

    Bu kapsamdaki başvuru kiracı tarafından bizzat yaptırılabilecektir. Binadan numune alınmadan yüzeysel yapılan yerinde inceleme neticesinde oluşturulan rapor detaylı incelemeyi kapsamıyor olup binanın riskli çıkması durumunda herhangi bir yaptırımı bulunmamaktadır.

     

    1. Deprem Dayanıklılık Testi Başvurusu

     

    Maliklerden biri ya da birden fazlası tarafından, Bakanlık onaylı firmalara, depremden korunma, deprem zararlarının azaltılması ve deprem mühendisliğinin gelişmesine katkıda bulunmak gibi konularda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına, yapı denetimi kuruluşları ve laboratuvar kuruluşları ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri veren ve 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlara yapılacak başvuru ancak yapı malikleri tarafından yapılabilecektir. Sınırlı ayni hak sahipleri (oturma hakkı, irtifa hakkı vb.) ve kiracılar deprem dayanıklılık testi başvurusu yapamazlar.

     

    Nitekim 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun (“Kanun”) ’un “Tespit, taşınmaz devri ve tescil” başlıklı 3.maddesi;

     

    “Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir…”

     

    şeklinde düzenlenmiştir.

     

    1. Deprem Dayanıklılık Testi Başvurusu Sonucunda Riskli Çıkan Yapının Durumu ile Riskli Yapının Tahliyesi ve Yıktırılması

    1. Riskli Yapının Tapuya Şerh Edilmesi

    Yapının riskli çıkması halinde tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içerisinde, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere Bakanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilecektir. Tapu müdürlüğünce yapının riskli olduğu tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh edilecektir.

     

    Nitekim Kanun’un “Tespit, taşınmaz devri ve tescil” başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrası aynen;

     

    “ Riskli yapılar, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde Bakanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. Tapu kütüğüne işlenen belirtmeler hakkında, ilgili tapu müdürlüğünce ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verilir.”

     

    şeklindedir.

     

    1. Riskli Yapının Tahliyesi ve Yıktırılması

    Riskli yapının tahliyesi ve yıktırılması Kanun’un “Tahliye ve yıktırma” başlıklı 5. maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır.

     

    Anılan madde uyarınca;

    • Öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilerek, anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine, kiracılarına ve yapıda ikamet etmek şartıyla sınırlı ayni hak sahiplerine geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilecek, sayılanlar dışında olup Kanun kapsamındaki yapıları kullanmakta olan kişilere de geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilecektir.

     

    • Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilecek, bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulunacak, verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılacak ya da yaptırılacaktır.

    • Süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilecek, buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılacak veya yıktırılacak; Bakanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan riskli yapı tespit, tahliye ve yıktırma masrafları, hisseleri oranında maliklerden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilecektir.

Yazarlar

Kurucu Ortak

Kıdemli Avukat

En Yeni Haberler